Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik’in açıkladığı sistemin, ayrıntıları şöyle:
- İlköğretim düzeyindeki eğitim ve öğretim sürecini olumsuz yönde etkilemektedir. Adı üzerinde ilköğretim temel eğitimdir. Çocuklarımızı hayata ve bir üst öğretim kurumuna hazırlaması esastır. Ama bugünkü yapıyla hayata hazırlama ayağı eksik kalmıştır.
- Yenilenen ilköğretim müfredatı doğrultusunda Milli Eğitim Bakanlığı olarak ortaya konan yeni eğitim vizyonuna uyum sağlayamamaktadır.
- İçerdiği soruların ağırlığı belirli dersleri kapsamaktadır. Belirli derslerle örneğin yabancı dil dersleriyle ilgili sorular yer almamaktadır.
- Öğrencileri belirli derslere yöneltmesi sebebiyle diğer derslere ve sosyal aktivitelere ilgiyi azaltmaktadır.
- Öğrenci başarısını belli bir zaman diliminde ve tek sınavla ölçmesi sebebiyle telafisinin olmaması gibi birçok olumsuzluğu da beraberinde getirmektedir.
- OKS, ilköğretimi bitiren öğrencilerimizin tek hedefi haline gelmiş olması nedeniyle onların çok büyük boyutlarda kaygı ve stres yaşamalarına yol açmaktadır.
- OKS’de öğrenciler anlık performanslarıyla değerlendirilmektedir. Oysa yeni ilköğretim müfredatımız sonucu değil süreci esas alan bir ölçme ve değerlendirme yöntemini zaruri kılmaktadır.
- Eğitimde başarının yani niteliğin sadece bir final zamanına sıkıştırılarak ölçülmesi, öğrencilerimiz hakkında doğru olmayan haksız değerlendirmelerin yapılmasına neden olabilmektedir.
- Okul dışı bilgi kaynaklarına erişim imkânı olmayan öğrenciler aleyhine fırsat eşitliğini bozmaktadır.
- Öğrenci açısından kazanma ya da kaybetmeyi sağlayan bir sınav olarak algılandığı için milyonlarca öğrencinin kendisine olan saygı ve güvenini yitirmesine neden olmaktadır.
- Okul içi performansın önemini azaltmakta ve buna dayalı olarak da öğretmenlerin otoritesini düşürmekte, etki alanını daraltmakta ve okul disiplinini olumsuz yönde etkilemektedir.
- Aileleri dershanelere ve özel öğretmenlere yöneltmekte ve bu yüzden özellikle dar gelirli aileleri mali açıdan zorlamaktadır.
- Öğrencilerde olduğu gibi ailelerin de psiko-sosyal açıdan yoğun bir şekilde gerilimler yaşamalarına neden olmaktadır.
- Ergenlik döneminin coğrafi bölgeler ve iklim farklılıkları nedeniyle değişik yaş gruplarında yaşanması; ergenlik çağına 8 inci sınıfta giren öğrenciler açısından olumsuzluklara yol açmaktadır.
YENİ SİSTEM, ÇOK BOYUTLU ÖLÇMEYE DAYANIYOR
İlköğretimde sunulan eğitim ve öğretimin kaderinin, ağırlıklı olarak OKS’ye bağımlı bir şekilde devam etmesi düşünülemez.
- Ancak bugünkü şartlarda OKS’nin tamamen kaldırılması ve ortaöğretime geçişin sınavsız bir şekilde gerçekleştirilmesi de mümkün değildir.
Öğrencilerimizin ilköğretimdeki performansını daha doğru bir şekilde ve çok yönlü olarak ölçen, ilköğretimde sürdürülen eğitim ve öğretimin temel ruhu ile bağdaşan ve ortaöğretim kurumlarına doğru bir şekilde geçiş için zemin sağlayan yeni bir modele ihtiyaç duyulmaktadır. Bu hassasiyetle geliştirilen model, öğrencilerimizin performansını sürece dayalı bir şekilde ve çok boyutlu olarak ölçmeye dayanmaktadır.

|